16.03.2026
CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:
“İKTİDARIMIZIN İLK AYINDA ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLERİN İHTİYAÇLARINI GİDERECEK 18 KANUNU MECLİS’TEN GEÇİRECEĞİZ”
“MİLLETVEKİLİ VIP’DEN GEÇERKEN GAZİLERİMİZİN BU İMKANDAN YARARLANAMAMASINI ASLA KABUL ETMİYORUZ”
“BU MEMLEKETTE HİÇBİR GAZİ VE ŞEHİT YAKINININ SORUNU KALMAYACAK; HEPİNİZE NAMUS VE ŞEREF SÖZÜ VERİYORUM”
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara’da şehit yakınları ve gaziler ile iftar programında bir araya geldi. Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Bugün burada şehit yakınlarımızla, gazilerimizle, kıymetli aileleriyle birlikte bir kez daha aynı iftar sofrasını paylaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. 11 aydır özlenen, iki aydır yolu gözlenen mübarek Ramazan’ın 26’ncı gününde, 26’ncı iftarındayız. Allah tuttuğunuz oruçları, ettiğiniz duaları kabul etsin. Hep birlikte bayrama varmayı ve bayramları bayram gibi, acı haberler almadan, özlediklerimize kavuşarak, hastalarımızın şifa bulduğunu görerek geçirmeyi, hep birlikte o bayramları yaşamayı nasip etsin” dedi. Özel, şunları söyledi:
“GEÇEN SENE 18 MART’TA BU SOFRADA BERABERDİK”
“Bugün 16 Mart. Geçen sene 18 Mart günü tam Çanakkale Zaferi’nin yıldönümünde ve Şehitler Günü’nde, Gazilere Saygı Günü’nde bir iftar sofrasında beraberdik. O gün Ekrem Başkanımızın diplomasının iptal edildiği haberiyle sarsılmıştık. Ertesi günden itibaren de malumunuz olanlar oldu. O günden bugüne kadar bir büyük mücadelenin içindeyiz, adalet mücadelesinin içindeyiz. Kimsenin hakkını yemediğimiz gibi hakkımızın yenmesine, arkadaşlarımızın haksız iddialarla itibarsızlaştırılmalarına… Sizler en yakından şahidisiniz şehit aileleri, gazilerimiz ve aileleri, çocukları için Ekrem Başkan’ın aynı Mansur Başkan gibi göreve geldiği ilk günden itibaren nasıl bir farkındalık içinde olduğuna, nasıl bir mücadele verdiğine, hangi talimatları verdiğine. Uzun yıllar boyunca ihmal edilen hangi projeleri hep beraber hayata geçirdiğimizi hatırlatmayı ben kendi açımdan doğru bulmam ama Ekrem Başkan’a hakkını teslim etmek açısından ifade etmek isterim. Bu sene 18 Mart günü İstanbul’da yine sizlerle, şehit yakınlarımızla, gazilerimizle ve aileleriyle birlikte olacağız. Akşamına bir büyük mitingimiz, buluşmamız var. O yüzden 18 Mart’ta bu kez İstanbul’dayız. Ama elbette Ankara’da, özellikle devlet protokolünde yeri olan üç büyük derneğimiz, yapımızla bir arada olmayı bu sefer de Allah bize bu güzel mübarek Kadir Gecesi’nde nasip etti. Onun için de değerli hem muharip gazilerin hem Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, hem polisimizin, şehitlerine ve ailelerine, gazilerimize sahip çıkan üç yapının, vakfın, derneğin çok değerli başkanlarına da teşekkür ediyorum. Bulunduğum masada sadece onlar yok. Bir de yakınları şehit olduğu halde şehit sayılmayan, gazi oldukları halde gazi sayılmayan ama bu vatan uğruna yakınlarını kaybetmiş, uzuvlarını kaybetmiş vatandaşlarımızı temsil eden yapıların temsilcileri var, başkanlarımız var. Biz onları da hiçbir zaman ayrı görmediğimizi hep ifade ettik. Bir kez daha ifade etmek isterim.”
“HER BİRİ BİRER KAHRAMAN”
“Bu vatan için canını vermiş şehitlerimizin, canının bir parçasını feda etmiş gazilerimizin her biri bizler için birer kahraman. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü hatırlamalı, hafızalarımızdan hiç çıkarmamalıyız. ‘Türk tarihine altın sayfalar yazdıran gazilerimiz ile şehitlerimizin hatıralarını yüceltmek, onlara olan minnet ve şükran duygularımızı ifade etmek milli görevlerin en kutsalıdır’ demiş Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Onun kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi olarak, şehit ailelerimiz ve gazilerimizin yanında durarak, onun bu vasiyetini yerine getirmek, onun emanetlerine sahip çıkmak en önemli görevimiz. Bunu Genel Başkan olarak partimizin tüm kademelerinde, ilçe başkanlıklarından başlayarak genel merkeze kadar hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda şüphesiz en çok emek veren, yükü çeken, sizlerin de çok sevdiği, Silahlı Kuvvetler’de tümamirallik görevine kadar gelmiş Yankı Bağcıoğlu Paşamız var. Yankı Bağcıoğlu Genel Başkan Yardımcımız. Göreve geldiği günden bugüne kadar 126 ilde, 232 şehit ailesi ve gazi derneğini ziyaret etti. Bu ziyaretlerine ara vermeden devam ediyor. Bizim selamlarımızı iletmekle yetinmiyor, sizin taleplerinizi ve varsa bir doğru gitmeyen mesele o konudaki uyarılarınızı, beklentilerinizi not ediyor. Geliyor ve ilgili Genel Başkan Yardımcılıklarımızla çalışıyoruz. Ya da meselenin ülkenin içinde bulunduğu siyasi atmosfer için önemli hususlarda uyarılar varsa onu Merkez Yönetim Kurulu toplantılarında gündem ediyor, tartışıyor ve konuşuyoruz. Ben aramızda çok kıymetli bir köprü kurduğu için sizlerin huzurunda Sayın Genel Başkan Yardımcımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Sağ olsun, var olsun. Tabii elimizi havada bırakmayan, bizleri Türkiye’nin dört bir yanında ağırlayan, bize derneklerinin kapısını açan, yüreklerini açan ve bizimle birlikte bu konuda gayret gösteren tüm başkanları, yöneticileri, daha önceki dönem bu görevleri yapmış değerli büyüklerimizi de sevgiyle, saygıyla bir kez daha selamlamak isterim.”
“YEREL YÖNETİMLERİMİZ TÜM İMKANLARI SEFERBER ETTİ”
“Yerel yönetimlerin vermesi gereken destekler konusu Sayın Yankı Bağcıoğlu’nun göreve geldiğinde bize ilk hatırlattığı husustu. 31 Mayıs 2024 tarihinde kapsamlı bir genelge yayınlamıştık. Yerel yönetimlerimiz bu konuda tüm imkanlarını seferber ettiler. Büyükşehir belediyelerimizin neredeyse tamamına yakınında şehit aileleri ve gazilerle ilgili şube müdürlükleri kuruldu. 2024’te kazandığımız ve müdürlüğü olmayan belediyelere de hızla müdürlüklerin kurulması talimatını verdik. Ufak tefek eksiklikler dışında tamamı giderildi. İhtiyaç sahibi şehit aileleri ve gazilerimize yapılan herhangi bir katkıdan asla söz etmeyeceğim. Biraz önce söylendi, Sayın Mansur Başkanın yaklaşımıyla. Bu zaten olmazsa olmaz görevimiz. Şehit aileleri belediyelerimizde tüm olanaklarımızı seferber ederek, tüm imkanlarımızı seferber ederek, bize gelen tüm önerileri olumlu olarak değerlendirip hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bu konuda sizler yönetim kurullarınızla birlikte ne öneriniz varsa bunları bize ifade ettiğinizde bu en ciddi ve en hızlı şekilde değerlendirilecektir. Proje bazlı çalışmak, sorunları proje bazlı çözmek, birlikte iş görme kültürümüzün bir gereği ve bugüne kadar da hep birlikte olduk.”
“18 KANUN TEKLİFİ BOYNUMUZUN BORCUDUR”
“22 Mart 2024’te İzmir’de önemli bir süreç başlatıldı. Çok emeği var bu salonda bulunan yöneticilerimizin. 11 - 12 Haziran 2024 tarihinde İstanbul’da Kahramanlara Vefa Çalıştayı düzenlendi. O gün iki günlük çalışmanın son gününe, son saatlerinde ben de katılmıştım. Ve değerli başkanlarımızdan üç tane sunum dinledim. Bu sunumların sonunda Sayın Yankı Bağcıoğlu Meclis’te Milli Savunma Komisyonu‘ndaki arkadaşlarımızla bir araya geldiler ve 18 kanun teklifi hazırlandı. O çalıştaydan çıkan önerilerle. Bunları üç hafta gibi bir sürede Meclis’e teslim ettik. Bekleme süreleri doldu. Ama maalesef iki yıldır Meclis’in ilgili komisyon ve komisyonlarında beklemeye devam ediyor. O çalışma şehit ailelerinin, gazilerin maaşlarının yetersizliğinden, çeşitli gaziler ve şehit aileleri arasındaki eşitsizliklerden, istihdam sorunlarına, protez ve ortez mağduriyetlerinden, terörle mücadelede yararlanıp gazi sayılmama sorununa kadar bütün ifade edilen sorunların çözümlerini hayata geçirecek bir kanun teklifi. Bu Meclis’te önemli bir görev. Buradan Meclis Başkanımıza, ilgili komisyon başkanına bir kez daha bu önemli ve bu salonun ortak kanunun teklifini Millet Meclisimize emanet ettiğimizi hatırlatmak isteriz. Böyle bir haftada, şehitler ve gaziler açısından bu kadar anlamlı bir haftada ve Ramazan’ın sona erdiği, bayrama kavuştuğumuz böyle günlerde bu konuda tüm siyasi partiler bir adım atabilirlerse bence Türkiye Büyük Millet Meclisi kendine yakışan bir iş yapmış olur. Aksi takdirde bu teklif daha beklerse, bekler bekler Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarını bekler. Buradan size söz veriyoruz. 18 kanun teklifi, o güne kadar Meclis’ten geçmediyse iktidarımızın ilk bir ayında tamamını geçirmek boynumuzun borcudur.”
“HİÇBİR GAZİMİZ AÇLIK SINIRINDA YAŞAMAYACAK”
“Kamuoyunun bilgilenmesi açısından ve siz biliyorsunuz ancak televizyonlar sağ olsunlar, canlı yayındalar. Mobil arkadaşlarımız takip ediyorlar. Yarın bunları haberleştirecekler. Kanunlar, o 18 kanun hayata geçtiğinde ne olacak? Gelecek hafta yapıversek ne olacak? Tüm şehit yakınları ve gaziler tek bir kanun çatısı altında bir tek kanunları olacak ve orada bir kanuni düzenleme, burada bir kanuni düzenleme değil; bir çatı kanunla birlikte artık tüm sorunları aynı merkezde çözülmüş olacak. Hiçbir gazi açlık sınırında yaşamaya mahkum olmayacak. Şehit aileleri ve gaziler kısıtlama olmadan kamu ve özel hastanelerden tamamen ücretsiz yararlanacak. Protez ve tekerlekli sandalyede SGK kısıtlamaları ortadan kalkacak. Ucuzunun ödenmesi, arada fark talep edilmesi ya da pahalının bir şekilde bulunamaması gibi bahanelere asla sığınılmayacak. Gazilerimiz son teknoloji protez kullanacaklar. Dünyadaki en ileri teknoloji neyse o da burada kullanılacak. Amerika’daki gazi hangi protezi kullanıyorsa Anadolu’daki gazi de o protezi kullanacak. Eskisine, ucuzuna, yetersizine asla rıza göstermek zorunda bırakılmayacak. 18 Mart tarihinde, 19 Eylül anlamlı tarihlerinde birer maaş ikramiye uygulamasına geçilecek. İstihdam olanakları genişletilecek. Tüm gazilerimize yeşil pasaport hakkı verilecek. Havalimanlarında tüm gazilerimize VIP geçişi öncelikli geçiş imkanı sunulacak. Bugün milletvekili VIP’den geçecek, Büyükşehir Belediye Başkanı VIP’den geçecek, babasını cephede kaybetmiş, bu millet için kaybetmiş kişinin kendisi ve annesi sıraya girecek ve üç kere üstü aranacak. Milletvekili rahatlıkla geçecek, ama ayağını, bacağını, kolunu bu millet için feda etmiş birisi bu imkandan yararlanmayacak. Bunu asla kabul etmiyoruz. Asla kabul etmiyoruz. Nasıl ki yıllar önce söylendi ve yapıldı. Protokolün birinci sırası gazilerdir, bayramlaşmada. Önden anons ediliyor. Bayramda önden anons edilip valiliğin, bakanlığın kapısından önden gelenler gözün görmediği yerde arka sıralara kalmayacaklar. Bu konudaki kararlılığımızı bir kez daha ifade edelim. Şehit aileleri ve gazilere elektrik, su, doğalgaz yüzde 50 indirimli olacak. Vukuatlı nüfus cüzdanlarında şehitlerimizin isminin karşısında ölü değil, şehit yazacak. Gaziler arasında hiçbir ayrım yapılmayacak, terörle mücadelede yaralananlar mazeretsiz şekilde gazi sayılacaklar.”
“MİLLETİMİZ İÇİN İYİ OLANI CESARETLE SAVUNURUZ”
“Biz Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’yiz. Kimsenin oldu - bitti siyasetine göre pozisyon belirlemedik, belirlemeyiz. Çünkü biz bu devleti kuran partiyiz. Milletimiz için iyi olan ne varsa cesaretle savunuruz. Terörün bitmesi, bir daha şehit gelmemesi, anaların ağlamaması, yoksul evlere ateş düşmemesi için bu milletin bir beklentisi varsa, burada sorumluluk alırız. Ancak biz şehit aileleri ve gazilerimizin rızasının olmadığı, ‘hayır’ dediği ya da onların gözünün içinde bakamayacağımız hiçbir işin içinde olmadığımızı, olmayacağımızı söyledik. Ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin komisyonuna girip girmemesi konusu konuşulurken şu özgüveni gösterdik. Dedik ki, ‘Bizim olduğumuz değil olmadığımız komisyondan korkun.’ Gün geldi ‘Komisyonda kimler dinlenecek?’ denince Cumhuriyet Halk Partisi bu salonun sesinin Meclis’te en gür ve kısıtsız şekilde duyulmasını savundu. Gün geldi, komisyon raporu yazılırken başkanlarımız ‘Ne olacak?’ dediler. ‘İlk gün neredeysek oradayız’ dedik. ‘Sizin gözünüzün içine bakamayacak, hiçbir işin içinde olmayız’ dedik. Buradan bir kez daha söylüyoruz. Biz Türkiye’yiz, ay yıldızlı al bayrak göndere çekilirken gırtlağı düğümlenenler, birlikte ağlayanlarız. Onun için gazilerimizin, şehitlerimizin ailelerinin hem hukuklarını korumak hem onlarla ilgili ne beklentiler varsa yerine getirmek, hem de onları rahatsız edecek herhangi bir süreç olursa onun karşısına dikilmek boynumuzun borcuydu. Bu borcu sonuna kadar yerine getireceğiz. Bundan herkesin emin olmasını isteriz. Buradan geçen sene bugün son yaptığımız iftarda diploması iptal edilip sonra cezaevine konup bir yıldır orada çile çeken, ıstırap çeken arkadaşlarımızı bu iftar sofrasından her birisine bundan sonra hızla adalet, Türkiye’deki tüm adaletsizlikleri ortadan kaldıracak ve memleketimize yakışır, medeni dünyaya yakışır yönetilen bir memleket talebini bir kez daha bu mübarek gecede Allah’tan niyaz ederek, hepinizin huzurunda bir kez daha dualarımın içinde ifade etmek isterim.”
“BATIDA HERKES SAYGI DUYAR”
“Son sözüm şudur; Amerikalıların çok övündükleri bir şey var. Onlar, şununla övünürler, Amerika’da gazilik, çok prestijli bir makamdır, bir mevkiidir adeta. Herkesin saygı duyduğu kişidir. Fransızlar, Almanlar, İngilizler gazilerine, şehit ailelerine saygı duymakla övünürler, gerçekten imkanları çok çok iyi noktadadır. Onların çok sahip çıktıkları şehitler ve gaziler var. Bir de bu salonda şehit yakınları ve gaziler var, sorunlarını konuştuğumuz. Ben askerliğimi önce Sahra Sıhhiye Okulu’nda asteğmen adayı olarak Samsun’da yaptım. Sonra dönemin ikincisi oldum. ‘İstediğin yerde yaparsın’ dediler. Çocukluğumdan beri yatılı okuduğum ortaokulu, liseyi, üniversiteyi okuduğum İzmir’de, Ege Deniz Bölge Komutanlığını tercih ettim, gittim. Reçete kontrolü işi dışında lojistik şubede görevliydik. Komutanlarımızla, astsubaylarımızla beraber, efendim işte lojistik şubenin görevidir, nereden çıkartma gemileri asker alacak, yani kapak atacak? Oraları gezerdik, halen daha uygun mu diye bakardık filan. Şüpheye düşünce komutanlar, açıkta bir tane çıkarma gemisi vardı, onu çağırırlar, kapak atar, işte buradan leventler binebilir mi kolayca, yükleme yapar mıyız? İşte içeriye jeepleri sokar mıyız filan diye bakardık.”
“‘BİZİM ASKERİMİZ ONLARDAN FARKLI OLARAK İLERİYE ATILIR’ DEDİ”
“O çıkarma gemilerinde bir şey gördüm ben. Komutanım ‘Özgür Asteğmenim, gel’ dedi. Gittim. ‘Bak bu çıkarma gemileriyle Amerika’nın, İngiliz’in çıkarma gemileri arasında bir fark var’ dedi. ‘Onların çıkarma gemisinin…’ ‘Köprü’ diyorlar gemiyi kullananın veya komutanın olduğu, ön tarafı boş. ‘Köprüye dayanan yerinde bir karış demir vardır, çelik vardır. Niye biliyor musun?’ dedi. ‘Niye Komutanım’ dedim. ‘Çıkarma sırasında gemi yaklaşırken, karşıdan ateş açacaklar, asker geriye doğru yaslanır. O demir olmazsa köprü yıkılır’ dedi. ‘Bizimkinde yok biliyor musun?’ dedi. ‘Niye komutanım?’ dedim. ‘Bizim çıkarma gemisindeki asker kıyıya doğru yaklaşırken geriye değil ileriye yaslanır, ben şehit olayım diye. Biz böyle bir milletin askerleriyiz, böyle bir milletin evlatlarıyız’ dedi. Arkaya demir koymazsa geri geri giderek birbirlerini ezenlere Amerika, İngiltere sahip çıkacak. Biz ‘Ben şehit olayım senden önce’ diye arkadaşıyla yarışanlardan şehit olanların ailelerine, kahraman gazilere ‘O sorunu varmış, bu sorunu varmış…’ Bu memlekette bu salondaki tek kişinin sorunu kalmayacak. Hepinize namus ve şeref sözü veriyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum. İyi ki varsınız. İyi ki sizin gibi insanların yaşadığı bir milletin evlatlarıyız. Hepinize saygılar sunuyorum.”